page-header

Beynimizi Tanıyalım

BEYNİMİZİN SUYUN İÇİNDE YÜZDÜĞÜNÜ BİLİYOR MUYDUNUZ?

Yetişkin bir insanın beyninin yaklaşık 1,4 kg ağırlığına sahip olduğunu biliyorsunuz. Eğer  beyin sıvının içinde olmasaydı ve direk kafatasına temas etseydi kendi ağırlığının altında ezilirdi. Bu da kişinin ölmesine neden olurdu.

HER İNSANIN BEYİN YAPISI AYNIDIR.

Yapılan araştırmalar dahinin, düşünüldüğü gibi özel bir beyin yapısına sahip olmadığını ortaya çıkarmıştır.

Eğer her insanın beyin yapısı aynı ise, ne oluyor da kimi insanlar beyin gücünü etkin kullanamıyor. Herkesin beyin yapısı aynı olabilir ama herkes onu tanıyıp ona göre bu gücü kullanamıyor. Kullananlar ise bunu nasıl kullandıklarını bilmiyorlar.

Şu ana kadar hayatınızda her şey hakkında bilgiye sahipsiniz. Gerekli ya da gereksiz. Bu büyük gücü kullanmak için nasıl daha etkin kullanabilirsiniz. Bu konuda kendinize bir araştırma ödevi vermeye ne dersiniz? Kimse için değil sadece kendiniz için  “BEYNİNİZ UYUYAN BİR DEV “

Her  şeye yatırım yapıyoruz.  Beynimize ne kadar yatırım yapıyoruz? Benjamin Franklin şöyle diyor “cebinizdeki parayı zihninize boşaltırsanız, zihniniz cebinizi parayla dolduracaktır.

Midemize yaptığımız yatırımın çok azını beynimize  yapmış olsak sizce ne olur?

BEYNİMİZİ TANIMAYA DEVAM EDELİM

  • Yetişkin bir insanda 1.4 kg dır.
  • Beyin toplam ağırlığın % 2 ‘ si kadardır.
  • Alınan oksijenin % 25 ‘ i beyine gider.
  • Gıdaların % 20 ‘ sini beyin kullanır.
  • Vücuttaki kanın % 15 ‘ ini beyin kullanır.
  • Beynin hacmi doğumda bir yetişkinin beyninin % 25 ‘ i  altı aylıkken % 50 ‘ si ,  2,5 yaşındayken % 75 ‘ i , 5 yaşındayken de % 90 ‘ ı kadardır.
  • Beyin mesajlarının hızı saatte 580km bulabilmektedir. Bu yüksek hız sayesinde  ayaklarımızdan gelen herhangi bir uyarının başımıza ulaşması saniyenin yüzde birinde gerçekleşir.
  • Enerji olarak değerlendirmek gerekirse teorik olarak beynin içinde büyük bir şehri (İstanbul, İzmir, Ankara) kurmaya yetecek potansiyelde atom enerjisi vardır
  • 1 saniyede 10 yeni bilgi yüklense bile ortalama ömürde bir insanın hafıza kapasitesinin yarısından çok azı doldurulabilir.
  • Bugüne kadar beynin % 5 ‘ ini  aydınlatabilmişlerdir.  Beyin hakkında yapılan araştırmalar 2500 yıldır devam etmektedir. Günümüzün teknolojisi ile beyin hakkında insanoğlunun bilgisinin her 10 yılda bir iki katına çıktığını söyleyebiliriz
  • “Beynim yoruldu , dinlenmeye ihtiyacım var.” diyenleri çok defa duymuşsunuzdur. Fakat beynimizin yorulması fiziksel olarak mümkün değildir. Elektro – kimya sistemlerle çalışan beynimizin kas sistemi ile çalışan el, kol, göz gibi sistemlerden farklı yanı yorulmamasıdır.
  • Beyin sinir hücrelerini telefon şebekesine benzetirsek, beynin 1gramında bulunan nöronların bağlantı kapasitesinin dünyadaki telefon ağına eşit olduğu söylenmektedir.
  • Hesaplara göre hafızamız ortalama 70 yıldan fazla olan hayatımızın her saniyesinde 11 olay kaydeder ve bunu rağmen de potansiyel halde kullanılmayı bekleyen çok büyük bir boşluk beynimizde yer alır.
  • İnsan beyni glikozla çalışan ve özel bir işçilik istemeden yapılmış genel amaçlı süper bir bilgisayar olarak adlandırabiliriz.
  • Beyin dakikada yüz bin kelimeyi anlayabilecek bir kapasitede (ortalama 400 sayfa) ama gözümüz bu kadar fazla bilgiyi beynimize gönderemiyor.
  • Dünyanın en hızlı bilgisayarı saniyede 1 milyar hızla işlem yapabilmekte.  Oysa insan beyni saniyede 1 katrilyon hızla işlem yapabilmektedir.
  • Vücudumuzda hassas alıcılar vardır.

Yaklaşık 500 bin dokunma detektörü

200 bin ısı detektörü

4 milyon acıya duyarlı kesintisiz olarak beynimizin ilgili yerlerine bilgi aktarmaktadır.

  • Beyin yaşamsal faaliyetlerimizi sürdürmemize yardımcı olur. Beyin 24 saat 7 gün bizim için çalışır. Asla yorulmaz. Model olarak banka sistemini düşünebiliriz, sistemi 7 gün 24 saat kullanır. Biz dinlenirken bile çalışır.

Peki, neden bazen beynimizin kilitlendiğini ve sıkıldığımızı hissederiz ?

Üç nedeni vardır;
1-  Aynı şeyleri monoton ve kesintisiz olarak tekrar – tekrar düşünmek.

2- Üst üste gelen bilgileri tahsis edememek.

3- Fiziksel yorgunluklar. ( Diğer sistemlerin yorgunlukları )

Back to top of page