Fiyat Artışlarından Etkilenmeden Yerini Ayır! Hemen Başvur
Koçlukta "Empathic Distress" ile Baş Etmek

Profesyonel koçlar olarak en güçlü özelliklerimizden biri empati kurabilmektir.

Danışanımızın duygusunu hissederiz.

Sessizliğini fark ederiz.

Acısına tanıklık ederiz.

Bazen gözlerindeki umudu,

bazen de umutsuzluğu görürüz.

Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkar:

Başkalarının duygularını hissetmek, onları taşımak zorunda olduğumuz anlamına mı gelir?

Uzun yıllar boyunca “empati” koçluğun vazgeçilmez özelliklerinden biri olarak görüldü.

Bugün ise nörobilim bize daha derin bir ayrımı gösteriyor.

Empati ile şefkat aynı şey değildir.

Ve bu ayrımı bilmek, hem danışanımız hem de kendi iyi oluşumuz için büyük önem taşır.

ICF Thought Leadership Institute, geleceğin koçlarının yalnızca empati geliştirmelerini değil, aynı zamanda sürdürülebilir şefkat (sustainable compassion) becerisini de geliştirmelerini öneriyor. Çünkü araştırmalar, tükenmişliğin çoğu zaman şefkatten değil, aşırı empatiden kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Empati Nedir?

Empati;

karşımızdaki kişinin duygusunu hissedebilme becerisidir.

Onun yaşadığı acıya,

kaygıya,

üzüntüye,

ve sevince ortak olabilmektir.

Bu, güçlü bir insani beceridir.

Ancak empati bazen görünmeyen bir risk de taşır.

Danışanın yaşadığı duyguları kendi üzerimize almaya başladığımızda,

artık ona eşlik etmeyiz.

Onun yükünü taşımaya başlarız.

Empati Yorgunluğu Gerçekten Var mı?

Uzun yıllardır “compassion fatigue” yani şefkat yorgunluğu kavramı kullanılıyordu.

Ancak son yıllardaki nörobilim araştırmaları ilginç bir bakış açısı sunuyor.

MRI çalışmaları, aslında tükenmişliğin şefkatten değil, yoğun empatik sıkıntıdan (empathicdistress) kaynaklanabileceğini gösteriyor.

Başka bir ifadeyle;

başkasının acısını sürekli kendi acımız gibi yaşamaya başladığımızda,

zihinsel ve duygusal kaynaklarımız tükenmeye başlıyor.

Bu nedenle bazı araştırmacılar “şefkat yorgunluğu” yerine “empatik sıkıntı” kavramının daha doğru olduğunu savunuyor.

Şefkat Neden Farklıdır?

Şefkat;

başkasının yaşadığı zorluğu fark etmek,

onu anlamak,

ama aynı zamanda ona destek olma isteğini koruyabilmektir.

Buradaki kritik fark şudur:

Empati;

“Senin acını ben de hissediyorum.”

der.

Şefkat ise;

“Yaşadığın zorluğu görüyorum ve sana en iyi şekilde eşlik etmek istiyorum.”

der.

Koç için sürdürülebilir olan yaklaşım budur.

Çünkü şefkat;

yük taşımak değildir.

Alan açmaktır.

Beynimiz Bu İki Durumu Farklı Yaşıyor

ICF rehberinde aktarılan araştırmalara göre empati ve şefkat, beyinde farklı sinir ağlarını harekete geçiriyor. Empati, olumsuz duygularla ilişkili bölgeleri daha fazla etkinleştirirken; şefkat, olumlu duygular ve yapıcı eylemlerle ilişkili bölgeleri destekleyebiliyor. Bu nedenle şefkat, yalnızca danışan için değil, koçun kendi iyi oluşu için de koruyucu bir kaynak olarak değerlendiriliyor.

Bu nedenle güçlü koç;

duygusal olarak danışanının yanında olur,

ama onun yerine acı çekmez.

Şefkat Öğrenilebilir Bir Beceridir

En umut verici araştırmalardan biri de şunu söylüyor:

Şefkat geliştirilebilir.

Araştırmalar, düzenli uygulamalarla şefkatin bir kas gibi güçlenebileceğini gösteriyor.

Yani şefkat;

doğuştan gelen sabit bir özellik değil,

geliştirilebilen bir beceridir.

Bu da profesyonel koçlar için çok değerli bir haber.

Çünkü hem danışanımıza daha iyi eşlik edebilir,

hem de kendi tükenmişliğimizi azaltabiliriz.

Koçlukta Sağlıklı Sınır

Profesyonel koç;

danışanını önemser.

Ancak onun yaşamını yaşamaz.

Onun yerine karar vermez.

Onun yerine üzülmez.

Onun yerine mücadele etmez.

Koçun görevi;

yük taşımak değil,

danışanın kendi yükünü taşıyabilecek gücü keşfetmesine yardımcı olmaktır.

İşte sağlıklı sınırlar da burada başlar.

Kendimize Şefkat Gösterebiliyor Muyuz?

Birçok koç danışanına büyük bir anlayış gösterirken,

kendisine karşı oldukça acımasız davranabiliyor.

Hata yaptığında kendini sertçe eleştiriyor.

Yeterince iyi olmadığını düşünüyor.

Dinlenmeye izin vermiyor.

Oysa başkalarına sunduğumuz şefkati,

kendimize de gösterebilmeliyiz.

Çünkü kendine şefkat göstermeyen bir koç,

uzun vadede başkalarına da aynı kaliteyle eşlik etmekte zorlanabilir.

Güçlü Koçluk Soruları

Hem kendiniz hem de danışanlarınız için şu sorular üzerinde düşünebilirsiniz:

  • Bu durumda gerçekten kimin yükünü taşıyorum?
  • Destek olmak ile yüklenmek arasındaki farkı hissedebiliyor muyum?
  • Kendime bir danışanıma davrandığım kadar anlayışlı davranıyor muyum?
  • Şefkat benim için ne ifade ediyor?
  • Bugün kendime göstereceğim küçük bir şefkat davranışı ne olabilir?

Güçlü Koçlar Acıyı Taşımaz, Umudu Taşır

Profesyonel koç;

danışanının acısını görür.

Onu inkâr etmez.

Ama o acının içinde kaybolmaz.

Çünkü bilir ki;

danışanına en büyük katkısı,

onun yükünü omuzlamak değil,

kendi gücünü yeniden keşfetmesine eşlik etmektir.

Şefkat tam da budur.

Haftanın Düşündüren Sorusu

Danışanlarınıza destek olurken onların duygularını mı taşıyorsunuz, yoksa kendi güçlerini keşfetmeleri için güvenli bir alan mı oluşturuyorsunuz?

Çünkü güçlü koçlar, empatiyle bağ kurarlar…

Şefkatle ise hem kendilerini hem de danışanlarını sürdürülebilir bir dönüşüm yolculuğunda desteklerler.

×

🔒 Bilgileriniz yalnızca size ulaşmak için kullanılır. KVKK kapsamında korunur.