Toksik liderlik II

30

Kellerman, toksik lideri tanımlamak adına yürütmüş olduğu otoriter liderlik çalışmalarında, öncelikli olarak toksik liderlerin bir şeylerden beslendiğini tespit etmiştir. Buna göre toksik liderler, çevrelerinin bir lidere kayıtsız şartsız bağlanma konusundaki eğilimlerini ve onun söylediklerine göre hareket etme konusundaki arzularını kullanmaktadır.

Bu durumun fark edilmesi ile birlikte Kellerman, toksik bir liderin, çevresinin bu durumunu mümkün olduğunca kendi çıkarları için kullanmaya çabaladığını belirtmektedir. Çünkü çevre, toksik bir lidere ne kadar muhtaç olursa, toksik bir liderin otoriter ve kendisini sorgulamaya izin vermeye bir sistemi inşa etmesi de aynı şekilde kolay olmaktadır.

Flynn, konuya dair gerçekleştirmiş olduğu bir araştırmada, toksik liderlerin zararlarını ön plana çıkarmak sureti ile kavramı tanımlamaya çalışmıştır. Flynn’in yaklaşımına göre toksik lider sözlü ve fiziksel olarak şiddet uygulamaya eğilimi bulunan, çoğunlukla çevresindekileri geri dönüşü olmayacak şekilde ötekileştirme ve aşağılama davranışları sergileyen, bu şekilde yarattığı ortam neticesinde de çevresinin kendisinden sınırsız bir şekilde korkmasına sebebiyet veren liderdir.

toksiks

Bu tip liderlik modelinin en çok askeri ortamlarda gözlemlendiğini dile getiren Flynn, bu durumun, askeri ortamlardaki disiplini sağlama arzusundan geldiğini, ancak bu durumun ne askeri ortamlarda ne de farklı örgütsel yapılar içerisinde, beklendiği şekilde olumlu, teşvik ve disipline edici nitelikte algılanmadığını belirtmiştir.

Genel olarak toksik liderlik, kavramsal olarak ele alınırken, dört farklı liderlik tipinin toksik liderliği tetiklediği öne sürülmektedir. Bu liderlik tipleri aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır:

  • Yıkıcı liderlik: Liderlik tipleri arasında en saldırgan ve en fazla odaklanma yoksunu liderlik modelidir. Liderin otoriter tavrının dışında, liderin agresif tutumları, bu liderlik mekanizmasının, liderin çevresindekileri sürecin dışına itmesin olanak tanımaktadır.
  • Otoriter liderlik: Kontrol konusunda takıntılı durumları bulunan otoriter liderler, bir yapı içerisinde, kendilerinden başka hiç kimsenin sürecin içerisinde sorumluluk almasına ya da karar vermesine izin vermemektedirler.
  • Narsistik liderlik: Liderin egosunun her alanda üst düzeyde olduğu ve liderin çevresinin, liderin yeteneklerinden ve varlığından etkilenmek sureti ile yaşamını sürdürmesini ilke edinen ya da ilke edinmeye zorlayan liderlik türüdür.
  • Zorba-kaba liderlik: Herhangi bir eylemi gerçekleştirmek adına asla nitelikli iletişim yollarını kullanmayan, sürekli olarak zarar verme ve isteklerini baskı yoluyla gerçekleştirmeye çalışan liderlik türüdür.

Toksik bir liderin davranışının gözlemlendiği ortamlarda, örgütün davranışları, politikaları ve kültürü değişime uğramaktadır. Genel olarak, birçok faktörün organizasyon davranışını etkilediği sonucuna varılabilir, ancak lider ve çevresindeki takipçilerinin ilişkileri, çevre ve kurum kültürü, liderlik mekanizması ile kurumların yönetim anlayışlarında etkilidir. Bu nedenledir ki toksik bir liderin varlığı, her şeyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Toksik bir lider hatalarda doğrudan doğruya astlarını suçlayan; makul olmayan iş taleplerinde bulunan; çalışanların çalışma yeteneğini geriye götüren, bireylerin başarılarını baltalayan ve başkalarının çalışmaları ile birlikte varlıklarını dikkate almayan karakterdir.

Conger, toksik liderliğin dönüşümü kolay olan bir liderlik tipi olduğunu dile getirmiş ve en makul liderin bile, zaman içerisinde, kendisini kontrol edemediği süre zarfında toksik bir lider halini alacağını öne sürmektedir.

×