Öğrenen Organizasyonlar – I

Öğrenen Organizasyonlar Kavramı
Aktif olduğu alan her ne olursa olsun, bir örgütün kendisini geliştirebilmek adına bir mücadele vermesinin zorunluluğu, rekabetin hayatın her alanında kendisini göstermesi ile birlikte kendisini daha çok hissettirmektedir. Böylelikle de örgütler, kendilerini, içerisinde bulundukları alanın gereksinimlerine göre değişime, gelişime ve farklılaşmaya yöneltmektedirler. Bunun en önemli unsuru ise mümkün olduğunca öğrenmeye açık bir örgüt algısının varlığı ve örgütün üyelerinin, aynı şekilde öğrenmeye açık olarak hareket etme konusunda isteklerinin varlığıdır.
Literatürde, artık öğrenen organizasyonlar olarak adlandırılan bu örgüt yapıları, bir organizasyonun, etkili olduğu alan içerisindeki değişiklikleri, gelişmeleri, tehditleri, fırsatları vb. takip edebilmeleri adına kendilerini sürekli olarak öğrenmeye odaklı hale getirmeleri sonunca aldığı bir sıfattır. Bu şekilde öğrenen organizasyonlar için rakipleri ile olan mücadelelerinde birçok farklı unsuru rekabet unsuru olarak gördükleri kadar öğrenmenin sağladığı gelişimi de bir rekabet aracı olarak gördüklerini söylemek mümkündür (Tuna ve Çakırer, 2008, s. 258).
Bunun dışında öğrenen organizasyonlar, örgüt üyelerinin her birinin sisteme önemli ölçüde katkısının bulunduğunu düşünerek, onların daha verimli olarak katkı sağlamalarına imkân verecek şekilde, bireysel öğrenme ile başlayan süreci, örgütün tamamının öğrenmesi ve gelişmesi ile sonuçlandırmayı hedef edinmiş organizasyonları ifade etmektedir (Dikmen, 1999, s. 62).

Bu şekilde değerlendirilecek olursa öğrenen organizasyonlar, öncelikli olarak bir örgütün, toplu olarak gelişimini ve rekabet edebilirliğini hedefleyen yapılardır. Bu şekilde de dönemsel şartlara uyum sağlanabilmesi ve şartların iyileştirilmesine yönelik hareket eden öğrenen organizasyonlar, temelde, örgütün üyelerinin hemen hepsinin öğrenmeye açık hale getirilmesini sağlamaktadır. Bu durum, öğrenen organizasyonlar açısından temel hedef olmaktadır.
Aynı zamanda öğrenen organizasyonlar, kendileri için bir tutum ve davranış biçimi ile düşünce biçimi de geliştiren organizasyonları tanımlamaktadır. Buna göre öğrenen organizasyonlar, öğrenmeyi, uzun vadede örgüt için önemli ve kalıcı bir faaliyet olarak kabul etmeyi kendisine amaç edinmiş örgütleri tanımlamaktadır. Bir başka deyişle öğrenen organizasyonlar için öğrenme faaliyetini örgütün kültürünün bir parçası olarak görmeyi kendince benimsemiş olan örgütler olduklarını söylemek mümkündür (Öneren, 2008, s. 164).
Öğrenen bir organizasyon açısından tanımlayıcı olan faktör, öğrenmeyi ne şekilde algıladıkları ve ne şekilde uyguladıklarıdır. Bu nokta, onların nezdinde öğrenmenin ne ifade ettiğini de hem içyapıları dâhilinde hem de kendi dışlarındaki rakipleri nezdinde açıklamaktadır. Yukarıdaki tanımlamalara bakıldığında, öğrenen organizasyonlar açısından öğrenme faaliyetinin ayırt edici, kimliksel bir öğe olduğunu ve onların özellikleri ile uygulamalarının maiyetini ispatladığını görmek mümkün olmaktadır.
KAYNAKÇA
Dikmen, Çiğdem, Organizasyonel Öğrenme Ve Öğrenen Organizasyonlar, Yönetim, Yıl: 10, Sayı: 34, 1999, ss. 57-67.
Öneren, Melahat, İşletmelerde Öğrenen Örgütler Yaklaşımı, ZKÜ Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 4, Sayı: 7, 2008, ss. 163-178.
Tuna, Özlem ve Çakırer, Mehmet Akif, Öğrenen Organizasyon: Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi, Ahmet Necdet Sezer Uygulama Ve Araştırma Hastanesi’nin Öğrenen Organizasyon Olabilme Potansiyelinin İncelenmesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, Cilt: 10, Sayı: 2, 2008, ss. 257-272.
ICF Onaylı Sertifika programlarımız ile ilgili daha detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.