Liderlik şu anda pek çok alanda olduğu gibi iş dünyasında ve organizasyonlarda en çok konuşulan konulardan biridir. Liderlere ve liderliğe dair çok sayıda referansa rastlamadan televizyonu açmak, gazete okumak ya da bir konferansa katılmak zordur. Liderlik yaşamın her alanındadır. Ancak, liderliğin yaygınlığının ve öneminin bilinmesine rağmen, liderliğin ve liderin gerçekte ne olduğu veya nasıl tanımlanacağı konusunda hala bir gizem mevcuttur. Çünkü gerçekten de liderlik, tanımlanması oldukça zor kavramlardan biridir. Elli yıl gibi bir süre önce Stogdill (1974), “neredeyse kavramı tanımlamaya çalışan kişilerin sayısı kadar farklı liderlik tanımının bulunduğunu” söylemiştir. Volkmann (2012) “Lider ve/veya liderlik kelimelerinin yaklaşık olarak 1.400 farklı tanımının olduğu” yorumunu yapmıştır.
Gerçek ya da abartılı bu rakamlar, liderliğin ne olduğu konusunda bir fikir birliğine varılamadığı ve dolayısıyla daha iyi bir tanım arayışının devam ettiği anlamına gelir. Çünkü silahlı kuvvetler, iş dünyası, politika, din, spor gibi alanlar da dâhil olmak üzere liderlik insan faaliyetinin birçok alanında en yaygın olarak kullanılan terimlerden biridir. Liderlik hakkında her yıl onlarca kitap ve binlerce makale yayınlanır. Gelecekteki liderlerini geliştirmeye çalışan kuruluşlar önemli miktarlarda yatırımlar yapar.
Liderlik, birisi kendi inancını bir başkasına aktardığında ortaya çıkar. Buradaki inanç terimi önemli görüşleri, düşünceleri, değerleri veya eyleme geçme eğilimlerini içerir. Sonuçta bu, liderin inancına, takipçinin uyumlu bir şekilde değiştirilmiş inancına ve ikisini birbirine bağlayan görünür veya başka türlü bir araç haline gelir. Yani böyle bir paylaşım ve etkileşim halinde lider ile izleyici veya takipçi (yani lidere uyum gösteren kişi) arsındaki bir ilişkide liderlik ilişkisinden söz edebilmek mümkündür. Bu açıdan liderlik, belirli bir bağlamda belirli bir inancın aktarılmasıyla ilgilidir ve bir veya daha fazla katılımcı arasında gerçekleşir. Liderlik çok çeşitli durumlarda ortaya çıkabilir. Yalnızca organizasyon veya gruplarla sınırlı değildir, herhangi iki kişi arasında da gerçekleşebilir. Resmi bir otorite gerektirmez ve hatta tek seferlik bir etki bile olabilir. Aslında aynı kişi hem lider hem de takipçi olabilir. Burada lider ve takipçi terimleri, herhangi bir istikrarlı statüyü belirtmek için değil, yalnızca kanaati ileten kişiyi, onu paylaşmaya gelen katılımcıdan ayırmak için kullanılır.

Organizasyonel açıdan liderlik, bir organizasyonun tüm seviyelerinde, yatay ve dikey etkileşimlerde ve bir organizasyonun çevresiyle sınır ötesi alışverişinde geçerlidir. Bir organizasyonun rutinlerini, mitlerini, iş yapış biçimlerini ve geleneklerini geliştiren, değiştiren, yönlendiren herkes bir lider olarak kabul edilebilir. Bu nedenle lider kavramımız, bir organizasyonun genelinde ve hatta onun sınırlarının ötesindeki önemli etkileşimleri karakterize edecek kadar geniştir. Gerek organizasyon içi gerekse organizasyon dışı olsun, bir liderin tutarlı ve ilham verici çabaları ya da olağanüstü davranışları ya da argümanları, takipçileri büyük ölçüde dönüştür, yönlendirir. Elbette bu noktada bağlam da önemlidir. Mevcut teşvikler ve cezalar, bir organizasyonun kültürü, liderin taşıdığı özellikler ve yetenekler gibi pek çok faktörün etkisiyle bu yönlendirmenin etkisi değişebilir. Düşük zorluk seviyelerinde, mesele yalnızca gerçeklere dayalı bilgi sağlama meselesi olabilir. Biraz ikna etmek gerekebilir. Daha yüksek düzeylerde, bağlılık sağlamak tartışma ve iknayı, sürekli çabayı ve somut kanıtları gerektirebilir. En üst düzeyde, ilham veren karizmatik bir bireyin dehası ve uygulamalı çabaları gerekebilir. Günün sonunda liderlik, bir organizasyonu bir arada tutan, içinde faaliyet gösteren kişileri, grupları ve diğer oluşumları birbirine bağlayan, uyumlaştıran ve organizasyonel amaç ve hedefler doğrultusunda organizasyon şemasındaki boşlukları dolduran bir köprüdür. Liderler izleyicilerinin itaat etmesini değil, inisiyatiflerini arzu edilen şekilde kullanmalarını sağlayacak şekilde bilgilerini, inançlarını aktardıkları için, bu yalnızca organize etmenin değil aynı zamanda organizasyonel, yönetimsel stratejiler oluşturmanın ve uygulamanın da kalbinde yer alan bir güçtür.
Felsefik bir perspektiften çıkıp, daha organizasyonel uygulama yönlü olarak ele alındığında bir lider, çalışanları veya takım arkadaşları için hedefler koyan ve daha sonra bu hedeflere ulaşmak için onları yönlendiren veya bir araya getiren, amaçlarını, motivasyonlarını ve eylemlerini şekillendiren kişidir. Organizasyonel hedeflere ulaşmak amacıyla belirli bir durum, zaman ve koşullar altında insanları motive eden, deneyimlerini paylaşan ve organizasyonun üyelerinin yönetimden memnuniyetini sağlayan bir birey olarak kabul edilir. Liderlik ise, organizasyonel amaçların gerçekleştirilmesi noktasında grup aktivitelerini etkileme süreci olarak tanımlanır. Başka bir deyişle, liderlik, belirli bir hedef doğrultusunda örgütlenmiş üyeleri elde etme, etkileme ve yönlendirme çabası olarak ifade edilebilir.
Liderlik Özellikleri
Lider çeşitli bilgilere, yeteneklere ve becerilere sahip bir veya daha fazla takipçiyi/takipçileri seçen, donatan, eğiten ve etkileyen ve takipçi(ler)i, takipçi(ler)in oluşmasına neden olan organizasyonun misyonuna ve hedeflerine odaklayan kişidir. Takipçilerinin kendilerine verilen görevleri başarıyla tamamlayabilmeleri için uygun araç, gereç ve diğer kaynakları sağlayarak takipçilerini donatır. Gerekli kaynakları sağlamanın yanı sıra, takipçilerinin örgütün görevlerini tamamlamadaki başarısını artırmak amacıyla takipçilerine eğitim de sağlar. Örgütsel misyon, vizyon ve hedeflere ulaşmak için psikolojik, duygusal ve fiziksel enerjiyi uyumlu ve koordineli bir çabayla isteyerek ve coşkuyla harcar ve böylece takipçilerini etkiler. Lider, bu etkiyi, takipçilerinin inançları ve değerleri ile örtüşen açık terimlerle geleceğe dair kehanet niteliğindeki bir vizyonu alçakgönüllülükle aktararak, takipçilerin geleceği şimdiki zamandaki eylem adımlarına göre anlayıp yorumlayabilecekleri şekilde ileterek elde eder. Lider, her lider-takipçi-izleyici etkileşimi boyunca (a) alçakgönüllülük, (b) başkalarıyla ilgilenme, (c) kontrollü disiplin, (d) kuruluş için doğru ve iyi olanı arama, (d) değerlerine bağlılık (e) inanç ve eylemlerde tüm insanlara iyi niyet göstermek, (f) örgütün amacına ve takipçilerin refahına odaklanmak ve (g) örgütte çatışmanın olmaması değil barışın yaratılması ve sürdürülmesi ama huzurun yeşerdiği bir yer tesis etmekle sorumludur. Bu süreçte lider, örgütün mevcut durumunun yanında, eleştirel düşünme becerilerini, içgörüyü, sezgiyi kullanarak ve hem ikna edici retorik kullanarak hem de aktif dinleme ve olumlu söylemi içeren kişilerarası iletişim yoluyla kehanet vizyonunu sunar.

Takipçilerin fikir ve inançlarını kolaylaştırır ve ortaya çıkarır, böylece takipçilerin belirsizliğin içinden anlayış netliğine ve paylaşılan içgörüye doğru ilerlemesini sağlar, bu da takipçilerin örgütün gelecekteki durumunu taahhüt edilmeye değer arzu edilen bir durum olarak görmeleri ve kabul etmeleri konusunda etkilemeyle sonuçlanır. Lider bunu etik araçlar kullanarak başarır ve liderle etkileşimin bir sonucu olarak takipçi(ler)in daha iyi durumda olmasını sağlayacak eylem adımları sürecinde takipçi(ler)in daha büyük yararını arar. Lider, takipçilerinin çeşitliliğini tanır ve kişinin benzersizliğini bozmadan ortak değer ve yönelimlerin birliğini sağlar. Bunu, her bir takipçiye, organizasyonun hedeflerine ulaşmanın değeri ve kurumun büyümesi ile ilgili olarak organizasyonun kaynakları ve uyumunun nedeni ve kapsamı dahilinde takipçinin ihtiyaç duyduğu şeyleri sağlayan yenilikçi, esnek eğitim, öğretim, destek ve koruma araçları aracılığıyla gerçekleştirir.
Lider, bu liderlik sürecinde, bireysel-takipçi atamaları kapsamında takipçi(ler)in yenilikçi olmalarının yanı sıra kendilerini yönetmelerini de sağlar ve kuruluşun hedeflerini tamamlama sürecinde başkalarının başarıları, hataları ve başarısızlıklarının yanı sıra takipçi(ler)in kendilerinden de bir şeyler öğrenmesine olanak tanır. Lider bunu, takipçilerin riske, başarısızlığa ve başarıya yönelik değerlerini, tutumlarını ve davranışlarını şekillendiren takipçilerle etkileşim ve geri bildirim yoluyla takipçiler arasında güvenilirlik ve güven inşa ederek başarır. Bunu yaparken lider, takipçilerinin öz değeri ve öz yeterliliği duygusunu geliştirir; öyle ki hem lider hem de takipçileri, kurumun amaçlarını/hedeflerini karşılamak için karar almada ve risk almanın tekrarlanan süreç adımları yoluyla hesaplanmış riskler almaya istekli ve hazır olurlar. Lider aynı zamanda, kuruluşun sistemi dışında kalan hedef kitlenin etkisini ve önemini tanır ve hedef kitlenin kuruluşun amacı ve hedefleri hakkında net bir izlenime sahip olmasını ve organizasyonda yaşanan amaç ve hedefleri açıkça görebilmesini sağlayacak şekilde organizasyonu dış izleyicilere sunar. Bunu yaparken lider, organizasyonun dış çevreye göre uyumunu inceler ve organizasyon ile dış çevre arasında en iyi uyumu sağlayacak şekilde liderin yeteneği ölçüsünde hem örgütü hem de çevreyi şekillendirir.
İşletmeler günümüzde yoğun rekabet ortamıyla karşı karşıya kalarak ayakta kalabilmek için sürekli olarak işletmenin etkinliğini ve verimliliğini artırmaya yönelik çabalar içindedir. Bu çerçevede, mevcut işletme fonksiyonlarıyla birlikte çalışanların potansiyellerinin tam olarak kullanılması gerektiği ve liderliğin bu süreçte kilit bir rol oynadığı kabul edilir. Çünkü liderlik, yönlendirmede temel bir faktördür; organizasyonel unsurların etkili bir şekilde yönlendirilmesi ve çalışanlar arasında etkileşim sağlanması, organizasyon hedeflerinin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlar. , Liderlik, sadece yönlendirme ve motivasyonla sınırlı kalmayıp aynı zamanda ilham verme, vizyon oluşturma ve değişim yönetimi gibi özellikleri de içerir. Ek olarak, liderliğin işletme performansını artırmada kritik bir unsur olduğu, ancak liderlik becerilerinin sürekli olarak geliştirilmesi ve değişen iş ortamına uyum sağlanması gerektiği de unutulmamalıdır. Liderlerin adaptasyon yetenekleri, ekip yönetimi ve iletişim becerileri gibi alanlarda sürekli olarak kendilerini geliştirmeleri, işletmenin rekabet avantajını sürdürmesine katkı sağlar. Bu açıdan liderlik durağan bir olay değildir; dinamiktir, gelişmeye açık ve aynı zamanda da gelişmeye bağlıdır. Bu yönüyle lider, organizasyonda herhangi bir yöneticiden farklılaşır. Liderlik ile yöneticilik arasındaki temel farklar bu dinamizmin bir yansımasıdır. Yöneticilik genellikle daha rutin ve sürekli iş süreçlerine odaklanırken, liderlik daha çok değişim yönetimi, vizyon oluşturma ve ilham verme gibi unsurları içerir. Liderler, organizasyonu geleceğe taşıma ve değişen koşullara hızlı bir şekilde uyum sağlama yeteneğine odaklanırken, yöneticiler genellikle mevcut iş süreçlerini daha etkin bir şekilde yönetmeye odaklanırlar. Bu açıdan liderlik ile yöneticilik arasında ayrım yapmak önemlidir.
ICF koçlarından destek almak isterseniz Koçluk Merkezi ile iletişime geçebilirsiniz.