İlk Koçluk Seansı Nasıl Olmalıdır?

Basitçe söylemek gerekirse, koçluk bir kişinin diğeriyle yaptığı bir görüşme (seans) veya görüşmeler dizisidir. Bu görüşmeleri diğerlerinden farklı kılan şey, görüşmenin koçluk yapılan kişi, yani danışan üzerindeki olumlu etkisidir. İlk koçluk seansı, birinin anlayışını, öğrenmesini, davranışını ve ilerlemesini etkiler.
En başta belirtmek gerekir ki koçluk, bir danışanın gündemi ile başlar ve onun gündemi ile biter. Çünkü koçluk uygulamaları esas olarak değişimle ilgilidir. Danışanlar koçluğa hayatlarını, hayatlarının belirli bir yönünü değiştirmek ve değişimin gerçekleştiğini gösteren sonuçlar almak istedikleri için gelirler. Bu, ilişkileri geliştirmek, işleri değiştirmek, yeni yetenekler veya yeni beceriler kazanmakla ilgili olabilir. Danışanlar, doğal olarak kendi hayatlarını koçun bilemeyeceği şekilde bilirler, bu nedenle değişim gündeminin ne olduğunu danışanlar söyleyebilir. Koçun burada temel rolü danışanın gündemini ortaya çıkaran ve açıklığa kavuşturan sorular sormak; bu gündemi danışanın üzerinde çalışabileceği hedeflere dönüştürmek; koçluğun tek gündemi olarak bunu korumak; danışanın gündemini temel değerleri ve inançlarıyla ilişkilendirmek; onları engelleyen korkuları ve engelleri belirlemek ve bunları aşmak; danışanın hedeflerine doğru ilerlemede başarılı olması ve aynı zamanda tüm süreç hakkında sağlıklı bir şekilde objektif kalması için istekli kalmak; danışana taahhütlerini hatırlatarak bu hedeflere yönelik harekete geçirmek; danışanın gündemindeki hedeflere ulaşmakla ilgili öğrenmeyi belirlemesine yardımcı olmaktır. Tüm bunların başlangıcı ise doğru gündemin belirlenmesidir. Bunu yapmak için en doğru zaman, henüz koçluk anlaşmasının başı, yani ilk koçluk seansıdır.
İlk koçluk seansı, koçun koçluğun ne olduğunu ve koçun bu konuda nasıl davrandığını açıklaması için bir fırsattır. Bunu yaparken koç, zaten koçluğun potansiyel bir danışana neler sunabileceğini modeller. Burada koçluk sözleşmesi ile ilgili bir konuşma ile başlamak önemlidir. Çünkü ilk koçluk seansında öncelikle koçluk alan kişinin tam manasıyla bu koçluğa neden başvurduğunun, neyi başarmak, neyi değiştirmek istediğinin anlaşılması gerekir. Koç, “Bu süreçte neyi başarmayı arzuluyorsunuz?” veya “Koçluk seanslarından ve birlikte geçirdiğimiz zamandan en çok ne gibi bir kazanç elde etmek istiyorsunuz?” gibi sorularla başlayarak sözleşmenin temellerini atar. Danışan ve koç arasındaki bu sözleşme, koç ve danışan arasındaki ilişkinin içeriğini belirleyen, ilişkinin etkililiğini ve yararlılığını açıkça güçlendiren, beklentilerin net bir şekilde anlaşılması ve bir ortaklığın birlikte oluşturulmasını sağlayan ayırt edici bir özelliğidir. Bu nedenle, danışanları güçlendiren, öğrenmelerini ve gelişimlerini destekleyen, birlikte oluşturulan ortaklığı netleştiren ve bu ortaklığı tamamen benimsenmesini sağlayan bir sözleşmeyi en baştan oluşturmak çok önemlidir. Bu esasında ilk seansın ana temasıdır.
İlk koçluk seansı, bir koç için danışana koçluk sürecini açıklamak için bir fırsat sunarken, diğer yandan danışanın hedeflerini, ihtiyaçlarını, değiştirmek ve geliştirmek istediği hususları belirlemek ve olgunlaştırmak için bir zemin sağlar.

İlk Koçluk Seansında Hedefler
Koçun ilk koçluk seansı için birkaç önemli hedefi vardır:
Beklentileri netleştirmek: Öncelikle danışan ile koç arasındaki ortaklığın doğasını, koçluk alan kişinin bakış açısından seansın neyi değerli kılacağını keşfetmek gerekir. Gerçek değer, koçun değeri nasıl algıladığı değil, danışanın koçluğa nasıl değer yüklediğidir.
Niyetleri, istek ve arzuları keşfetmek: Danışanın koçtan ve koçluk sürecinden alacakları ile neyi başarmayı, neyi değiştirmeyi, hangi hedeflere erişmeyi istediğini, neyi yağmaya niyetli olduğunu keşfetmek gerekir. Koç, burada içgörü sağlayan güçlü sorular sorarak danışanın ilgisini çeken hususlar hakkında konuşmasını sağlayarak onu iyi dinler, gözlemler, analiz eder ve niyetlerini, arzularını ve isteklerini ortaya çıkarır.
Danışanın hedefleri üzerinde odaklanmak: İlk koçluk seansı, müşterinin hedefleri listelediği bir görüşmeyi içermelidir. Hedeflerin net bir şekilde anlaşılması her iki taraf için de önemlidir. Koç, hedeflerin net ve doğru bir şekilde belirlenmesi için çeşitli koçluk araçlarını ve yaklaşımlarını kullanır, dinler, gözlemler; ardından zaman çizelgesi belirler. Hedeflerle ilgili bilgileri zaman çerçevesine göre gözden geçirir ve netleştirir.
Danışanın yaşamına odaklanmak: Danışan ilk koçluk seansı esnasında, hedeflerine ulaşmak için bol miktarda enerjiye ihtiyacı olduğunu hızla keşfedecektir. Danışanın bu enerjisini alacak noktalara dikkat etmek bu aşamada önemlidir. İlk koçluk seansı, danışandan enerjisini tüketebilecek şeyleri listelemesini isteyen bir yapı içeriyorsa, bunu dikkatle ele almak gerekir. Çünkü bu türden bir konuşma, danışanın mevcut hayatı ve engelleri hakkında bilgi sağlar. Başarılı bir koç, danışanın enerji süzgeçlerini ortadan kaldırabileceği veya azaltabileceği yolları belirleyerek, önünde zorlu bir süreç olsa da onu başarmaya, harekete geçmeye motive edebilecektir.
Kalpten dinlemek: İlk koçluk seansının yaklaşık yüzde 80’i dinleme olmalıdır. Başarılı bir koç, ilk koçluk seansından itibaren, daha önceki başlıklarda da ele alınan güçlü sorular sorma, aktif dinleme ve dikkatli gözlemler yoluyla danışanı kendisine ve sürece dâhil etmeyi bilir.
Temel olarak koçluk, başarılı bir koçluk çabası için gerekli olan birkaç varsayım üzerinde çalışır. Genel olarak danışanlar zihinsel olarak sağlıklıdır ve hedeflerine ulaşma yeteneklerini engelleyen sağlık sorunlarından mustarip değildir. Danışanlar, koçun bilgi ve deneyiminden yararlanırken, diğer yandan kendileri de yaratıcı, becerikli, uyarlanabilir ve kendi başlarına bir bütündür. Danışanlar, gelişim arayışındayken düşüncelerini, inanç sistemlerini ve davranışlarını değiştirme yeteneğine sahiptir. Bu üç temel varsayım, koçluğun fayda sağlaması için kritik öneme sahiptir, bu nedenle beklentileri belirlemeye yardımcı olmak için herhangi bir koçluk ilişkisinin başında bunları tartışmanın değeri vardır. Koçlar, danışanda neyin iyi olduğunu kabul etmeli, teşvik etmeli ve en güçlü yanlarıyla en büyük potansiyellerine ulaşmaları için onları güçlendirmek noktasında danışan için güvenli ve açık bir ortam sağlamalı; danışanların gelişmek için kendilerini yeterince güvende hissettikleri bir alan yaratmalıdır. Koç ve danışan ilişkide eşit şartlarda olmalı, koçluk ilişkisini tanımlama ve sürdürme sorumluluğunu paylaşmalıdır. Koçluk, danışana benzersiz ihtiyaçları, güçlü yönleri ve deneyimi olan bir birey olarak odaklanan birey merkezli bir yaklaşımla yapılmalıdır. Odak, yalnızca danışanın kişiliğinin belirli yönleri veya danışanın yaşamının belirli alanları değil, tüm benliği üzerinde olmalıdır.
Belirtmek gereklidir ki koçluk bir süreçtir, ancak bu süreç katı bir biçimde yapılandırılmış değildir. Diğer bir ifade ile koçluk, yapılması gereken bir görevler listesi yerine, birbirine karışan bir dizi aktivitedir. Koçluğu aşamalar biçiminde ele alıp görev odaklı yaklaşmak, görevleri tamamlamak üzerine odaklanmayı beraberinde getirebilir, bu da mekanik bir his oluşturabilir. Ayrıca görev odaklı yaklaşmak, görevin tamamlanmasına odaklanma nedeniyle önemli detay ve ipuçlarının kaçırılmasına neden olabilir. Danışanın sorununun çözümü veya hedeflerine erişmesiyle ilgili belirli aşamalar olduğu doğrudur. Ancak tamamen aşama veya görev odaklı yaklaşmak koçluğun doğal akışını bozabilir. Bu nedenle etkili bir koç, koçluk süreçlerini yapılandırırken ve koçluk seanslarını yürütürken danışanın gerçek durumuna çözüm odaklı bir yaklaşımla, koçluk becerilerini kullanarak yaklaşmasının yanı sıra, kendisi ve koçluk alan kişi için koçluk sürecinin doğal akışını bozmadan, ancak diğer yandan önemli detayları atlamadan süreç yönetimini gerçekleştirmelidir.

Temel olarak bir koç, bireyleri istediği şeyi elde etmeleri, istediği hedefe erişmeleri konusunda destek olmak için çalışır ve koç ile koçluk alan kişi arasındaki ilişki tavsiye niteliğindeki herhangi bir şeyden ziyade, eşit bir ortaklık gibidir. Koç, danışan ile eşitlikçi bir ortaklık kurarak ve bunu ona hissettirerek koçluk sürecini güçlendirir. Birlikte durumları, nedenleri, engelleri ve ileriye dönük yolları keşfetmeleri mümkün olur. Koçluk yapılan kişi, eşit kalırken sürekli destek aldığını hissetmelidir. Her zaman talepte bulunmaktan veya tartışmaya katkıda bulunmaktan çekinmemelidir. Koçların bir üstünlük duruşunu benimsediği durumlarda (örneğin, ‘Bana güvenin – bunu biliyorum’ veya ‘Bence bu konuda beni gerçekten dinlemeniz gerekir’ gibi), bu durum sadece koçluk yapılan kişiyi uzaklaştırmakla kalmaz, aynı zamanda zayıf veya alakasız tavsiyeler vermek riskini de üstlenmeyi gerektirir. Böyle bir durum koçu, koçluk alan kişiyi ve koçluk sürecini riske atar ve verimli olmasını olanaksız hale getirir. Bu yaklaşım, koçluk yapılan kişinin ilişkide ikincil hissetmeye başladıkları için güvenini de sarsabilir.
Şunu unutmamak gerekir ki, bir koçluk görüşmesine katılan insanlar birbirine eşittir. Bir koçluk görüşmesine katılan herkesin, doğru güven, karşılıklı saygı ve olumlu niyet koşullarını oluşturmaya dikkat etmesi gerekir. Ayrıca, bir koçluk görüşmesinin amacı ve doğası hakkında net olmak önemlidir ve bu, ilgili kişinin (veya kişilerin) seçimidir. Her iki kişinin de koçluğun amacı konusunda net olması gerekir. Örneğin, koçluk görüşmesi performans yönetimi sürecinin bir parçası olarak gerçekleşiyorsa, bölüm yöneticisinin bireyin performansını değerlendirme konusunda belirli bir sorumluluğu vardır ve bu, koçluk görüşmesinin doğasını değiştirecektir. Bu nedenle her iki tarafın da başlangıçta, katılanların konuşmadan ne elde etmeyi umdukları konusunda net olmaları yararlıdır. Beklentilerle ilgili bu netlik, herkesin en faydalı katkıyı yapmasına yardımcı olacaktır.
ICF koçlarından destek almak isterseniz Koçluk Merkezi ile iletişime geçebilirsiniz.