DUYGUSAL ZEKÂNIN GELİŞİMİAkademik BlogDUYGUSAL ZEKÂNIN GELİŞİMİ

DUYGUSAL ZEKÂNIN GELİŞİMİ

eq

DUYGUSAL ZEKÂNIN GELİŞİMİ

Duygusal zekâ, her ne kadar zaman içerisinde gelişim gösteren bir unsur olsa da çocukluk dönemlerinde varlığı hissedilen ve insanın hayatına yön veren bir olgudur. Temel olarak duygusal zekânın gelişimi sürecinde üç unsur büyük öneme sahiptir (Tuğrul, 1999, s. 16):

Yaş: Duygusal zekânın bebeklik döneminden itibaren bir gelişim gösterdiği düşüncesi literatürde fazlasıyla yaygındır. Fakat duygusal zekânın gerçek anlamda bir doygunluk seviyesine erişmesi açısından ilerleyen yaşlar çok daha etkin olmaktadır.

Aile ortamı: Çocukluk dönemlerinden itibaren aile, çocuğun yaşamını şekillendiren yegâne kavram olurken aile, bireyin duygusal zekâ potansiyelinin hem duygusal hem de analitik olarak gelişimi konusunda doğrudan ve dolaylı olarak etkiye sahiptir.

Cinsiyet: Her ne kadar bu konudaki araştırmalarda halen yeterli veri elde edilememiş olsa da araştırmaların bazılarında, kadınların, duygusal zekâlarını kullanma konusunda erkeklere göre daha olumlu bir noktada oldukları ve fark yarattıkları dile getirilmektedir.

DUYGUSAL ZEKÂNIN GELİŞİMİ
DUYGUSAL ZEKÂNIN GELİŞİMİ

Duyguların bu eksendeki gelişimi olumlu ya da olumsuz olmakla birlikte her iki şekildeki gelişimin de kendisine göre getirileri bulunmaktadır. Duygularını zaman içerisinde iyi bilen ve anlamlandıran bireyler, duygusal zekâlarının bu olumlu gelişimi sürecinde, yaşamlarının hem özel hem de iş kısmında daha avantajlı oldukları, bunun yanı sıra hayatta daha mutlu ve üretken oldukları dile getirilmektedir. Aksi bir durumda, duygusal zekâ gelişimleri sağlıklı olmayan bireylerin net düşünme, odaklanma yeteneklerinin gelişiminin son derece başarısız olduğu görülmektedir (Karabulutlu, Yılmaz ve Yurttaş, 2011, s. 76).

Öte yandan duygusal zekâ, bireylerin tüm yaşamlarındaki ilişkilerinin gelişimi ile de paralellik gösteren bir gelişim içerisindedir. Buna göre duygusal zekâsı yüksek düzeyli olarak gelişim gösteren bireylerin sosyal ve özellikle de yoğun zamanlarını geçirdikleri eğitim ya da iş hayatlarındaki etkileşimlerini son derece iyi olmaktadır. Pozitif bir duygusal zekâ gelişimi, bireylerin ilişkisel anlamda kendilerine fayda sağlamalarına imkân sunmaktadır. Öte yandan duygusal zekânın gelişimi konusundaki sorunlar ve sıkıntılar, bireylerin hayatlarının geri kalanında, iletişimsel anlamda ciddi sorunların yaşanmasına ve bireylerin diğer bireyler ile aralarında bir mesafe oluşmasına sebebiyet vermektedir (Tuğrul, 1999, s. 16).

Başka bir değerlendirme ile ele alındığında, duygusal zekâ, bireylerin yaşamları içerisinde, yaşadığı gelişim ile birlikte teknik zekâ anlayışını da içerisine katan, geniş bir düşünme becerisi ve düşünce yapısıdır. Zaman içerisinde, duygusal zekalarının üzerine fazlasıyla düşen ve duygusal zekalarının önemine odaklanan bireyler, bu düşünme becerilerini geliştirdikçe, teknik anlamdaki düşünme becerilerinden daha etkili bir yapıya sahip olmakta ve bu vesile ile de hayatlarının neredeyse her anında duygusal zekalarının kendilerine getirmiş olduğu avantajlardan yararlanabilmektedirler (Yelkikalan, 2006, s. 44).

KAYNAKÇA

Karabulutlu, E. Y., Yılmaz, S. ve Yurttaş, A. (2011). Öğrencilerin Duygusal Zekâ Düzeyleri ile Problem Çözme Becerileri Arasındaki İlişki. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi, 2(2), 75-79.

Tuğrul, C. (1999). Duygusal Zekâ. Klinik Psikiyatri, (1), 12-20.

Yelkikalan, N. (2006). 21.Yüzyılda Girişimcinin Yeni Özelliği: Duygusal Zekâ. Girişimcilik ve Kalkınma Dergisi, 1 (2), 39-51.

ICF Onaylı Sertifika programlarımız ile ilgili daha detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.

×