Öğrenen Organizasyonlar – 3

Öğrenen Organizasyonların Oluşumu
Öğrenen organizasyonlar oluşturmak, organizasyonun genel hatları düşünüldüğünde, organizasyonun tüm unsurlarının sürecin içerisine dâhil edilmesini zorunu kılmaktadır. Buna göre öğrenen organizasyonlar, belirli bir istek, arzu ve öğrenmeye yatkınlık gibi unsurlar sayesinde oluşturulabilmektedirler. Ayrıca, öğrenen bir organizasyondan bahsedilirken, organizasyonun iç ve dış tüm unsurlarının öğrenmelerine engel teşkil etmeyecek bir organizasyon yapısının varlığına büyük ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür bir organizasyonun varlığı, organizasyonun tüm üyelerinin öğrenmeye eğilimini arttırmakta, aynı zamanda, onlarla birlikte organizasyonun öğrenen organizasyon olarak adlandırılmasını da sağlamaktadır.
Buna istinaden bir değerlendirme yapılacak olursa, öğrenen organizasyonların oluşumunda etkili olan unsurlar aşağıdaki gibi sıralanabilecektir (Tolgay, 2010, ss. 40-44):
- Paylaşılan vizyon: Öğrenen organizasyonların oluşabilmesi adına önemli konuların başında, organizasyonun tüm üyelerinin aynı vizyonu paylaşarak öğrenmeye yatkın, araştırmacı, sorgulayan ve öğrendiklerine göre hareket etmeyi benimseyen tarza sahip olmaları gerekmektedir.
- Örgüt kültürü: Bir organizasyon için üyeler her ne kadar öğrenmeye yatkın olsalar da örgütün öğrenme konusunda sahip olduğu ya da olmadığı kültür, sürecin geri kalanını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilmekte ve öğrenme hususunda olumlu ya da olumsuz sonuçlar yaratabilmektedir.
- Plan: Örgüt kültürüne paralel olarak değerlendirilebilecek olan plan, bir organizasyonun öğrenme konusunda ne gibi uygulamalar ortaya koyduğunu göstermektedir. Buna istinaden de organizasyonların, kurumsal olarak bir planlarının bulunması gerekmektedir.
- Çevresel unsurlar: Öğrenmeyi şekillendiren, aslında bireyin ya da topluluğun çevresinde cereyan eden olaylardır. Bu olayların takibi ve değerlendirilmesi sonucunda, çevresel unsurlar, bir organizasyonun öğrenme konusundaki yol haritasını belirlemektedir.
- Teknoloji: Öğrenme konusunda bilişsel öğelerin ön plana çıkması ile birlikte kendisini fazlasıyla hissettiren teknoloji, organizasyonel anlamda üyelerin kolayca ve kalıcı olarak süreçleri, olayları, olayları ve kişileri tanıyarak bunlara dair öğrenme kapasitelerini geliştirmelerini kolaylaştırmaktadır.
- Organizasyonel benlik: Bireysellikten konu çıkarılarak, süreç daha çok fonksiyonel olarak hareket etmesi adına organizasyona mal edildiğinde, organizasyonun hatırlamaya dair sahip olduğu benlik, öğrenmenin kalıcılığını sağlamaktadır.

Belirli bir aşamadan geçen bir organizasyon, özellikle çevresindeki değişimleri gözlemleyerek değişimi kendisine bir yol haritası edinmekte ve buna istinaden de öğrendiği her bir unsur ile gelişmektedir. Fakat öğrenen organizasyonlar adına önemli olan, aşamalardan geçerken, her bir aşamanın getirilerini doğru şekilde algılamak ve buna istinaden de kendisini her bir aşamada, gerçekten öğrenmeye açık bir hale getirmek durumundadır. Herhangi bir duraklama ya da edinilen bilginin yeterli olduğuna dair düşünce, öğrenen organizasyonun bu öğrenme niteliğini geriletebilecektir (Diken, Öztürk ve Çoban, 2006, s. 44).
KAYNAKÇA
Diken, Ahmet, Öztürk, Yunus Emre ve Çoban, Gürbüz, Öğrenen Organizasyon Yaklaşımı Ve Konya’daki Banka Organizasyonlarında Ampirik Bir Araştırma, Selçuk Üniversitesi Karaman İ.İ.B.F. Dergisi, Yıl: 9, Sayı: 11, 2006, ss. 43-57.
Tolgay, Funda, Öğrenen Organizasyonlar ve Bir Uygulama, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2010.
ICF Onaylı Sertifika programlarımız ile ilgili daha detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.