İNSAN YAŞAMINDA DUYGUSAL ZEKANIN YERİ VE YÖNLENDİRİLMESİ – 1Akademik BlogİNSAN YAŞAMINDA DUYGUSAL ZEKANIN YERİ VE YÖNLENDİRİLMESİ – 1

İNSAN YAŞAMINDA DUYGUSAL ZEKANIN YERİ VE YÖNLENDİRİLMESİ – 1

duygusal zeka1

İNSAN YAŞAMINDA DUYGUSAL ZEKANIN YERİ VE YÖNLENDİRİLMESİ – 1

Duygusal zeka kavramı, insan yaşamının farklı noktaları ve evrelerinde, insanların yaşamlarının daha nitelikli ve daha pozitif bir şekilde yaşanması adına önemli bir katkı sağlamaktadır. Her ne kadar sadece iş yaşamı dahilinde ön plana çıkarılsa da ve bu alan üzerinde araştırmalar yapılsa da insan yaşamının farklı alanları, duygusal zekanın sunacağı avantajları içerisinde barındırmaktadır.

Temel olarak çocuklukta varlığı ve etkileri fark edilmeye başlanan duygusal zeka, bu dönemlerde, bireyin genel özelliklerini ve neler yapıp neler yapamayacağını ortaya koyacak şekilde ortaya çıkmaktadır. Şüphesiz, çocukluk döneminde bireylerin, duygusal zekalarının varlığı ve potansiyeli dahilinde bilgi edinmeleri kolay gözükmemektedir. Özellikle de ailenin konuya dair farkındalığı ile başlayan bu süreçte, çocukların okul yaşamlarında da konuya eğilen ve önem veren eğitmeler ile karşılaşmaları da duygusal zeka farkındalığı ve gelişimi açısından, bireylerin yaşamlarının başlangıcında önemli ve geleceği etkileyebilecek bir potansiyele sahiptir (Vural ve Kocabaş, 2011, ss. 140-142).

Konu ile ilgili araştırmaların göstermiş olduğu üzere, sürece dair en önemli hususların başında, duygusal zekanın, insanın eğitim yaşamında ortaya çıkışı gelmektedir. Bu noktada da öğretmenlere önemli görevler düşmektedir. Her ne kadar bireyler, kendilerine ait bir duygusal zeka kapasitesine sahip olsalar da bu tür bir zeka yapısının keşfi, doğru kullanılması ve insanlara çeşitli faydalar sağlayabilmesi adına, eğitim yaşamı içerisindeki, öğretmenler başta olmak üzere çeşitli figürlerin üstlenecekleri sorumluluklar ve eğitim alacak bireylere yol gösterme konusundaki eğilimleri, duygusal zekanın, bireyin yaşamının gelecek dönemleri açısından ciddi ölçekli katkılar sağlayacaktır (Girgin, 2009, ss. 132-133).

duygusal zeka

Birçok araştırmacının çalışmalarında değinildiği gibi duygusal zekanın, bireyin çocukluğunda yaşamış olduğu olaylar ile doğrudan ilintilidir. Duygusal zekanın, yıllar içerisindeki evrimi değerlendirildiğinde, ilkokul yıllarından başlamak sureti ile çocuklara, duygusal zekaya dair eğitimlerin verilmesi yararlı olacaktır. Söz konusu yıllar, çocukların topluma dair farkındalıklarının yükseldiği ve toplumla yavaş yavaş kaynaşmaya başladıkları dönemlerdir. Özellikle öğretmenler, çocukların duygusal anlamdaki gelişimine değer atfetmeli ve onların, kendilerini daha rahat bir şekilde dışa vurabilecekleri bir ortamı yaratmaları gerekmektedir. Bu tür süreçlerde, çocuklara duygusal ve sosyal anlamda kendilerini geliştirmeye yönelik eğitim imkanları sunulduğunda, bunun onları kötü alışkanlıklar, agresiflik, fiziksel çatışma vb. davranışlardan uzak tutmaya yardımcı olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, üniversite öğrencileri tarafından kullanımına sık rastlanan uyuşturucuya dair bağımlılık, umutsuzluk, gıda tüketim sorunları, okulu bırakma eğilimi vb. karşıt duyguların tetiklediği eylemler duygusal zeka eksikliğinin bir neticesi olarak değerlendirilmektedir (Mammadov, 2015, ss. 40-41).

KAYNAKÇA

Girgin, G. (2009). Öğretmen Adaylarında Duygusal Zekanın Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi. Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (22), 131-140.

Mammadov, E. (2015). Duygusal Zeka İle Akademik Başarı İlişkisi: Turizm Lisans Öğrencileri Üzerine Araştırma. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Aydın: Adnan Menderes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Vural, D. E. ve Kocabaş, A. (2011). Yaş Grubu Öğrenciler İçin Duygusal Zekâ Ölçeğinin Geliştirilmesi. Buca Eğitim Fakültesi, 31, 139-152.

ICF Onaylı Sertifika programlarımız ile ilgili daha detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.

×